Loading...
AstronomiEğitim Materyalleri

8. sınıf Astronomi Etkinlikleri

İlköğretim Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programı dikkate alınarak hazırlanmıştır.

Neler Öğreneceğiz?

İlköğretim 8. sınıfta yer alan “Mevsimler ve İklim” ünitesi ile  mevsimleri oluşum süreçleri hakkında bilgi edinecek, iklim hakkında bilgi sahibi olacağız. Bu süreçte Dünya’nın hareketinin ve konumunun bununla birlikte birim yüzeye düşen ışınım etkisi hakkında hesaplamalar yapacağız. İklimlerin oluşumu ve meydana gelen hava durumları hakkında detaylı bilgi sahibi olacağız. Küresel iklim değişikliği ve etkileri konusunda bilgi edineceğiz.

Niçin Öğreneceğiz?

Yaşadığımız gezegenin yapısı hakkında bilgi sahibi olmak bizim için oldukça önemlidir. Dünya’nın yapısı,  hareketi ve yıl içerisindeki konumunu öğrenerek ileride bizi nasıl problemlerin beklediği konusunda bilimsel fikirler yürütebilir ve güvenilir tahminlerde bulunabiliriz. Ayrıca bu ünite kapsamında ele alınan hava olayları hakkında yeterli bilgi sahibi olursak çevremizdeki herkesi bilgilendirerek bilinçli bir toplum oluşturabiliriz. Küresel iklim değişikliğini , etkilerini ve olası meydana gelebilecek felaketler hakkında öngörülerde bulunabiliriz.

8._sınıf

Bu ünitede öğrencilerin; mevsimlerin oluşumunda Dünya’nın hareketlerinin, konumunun ve birim yüzeye düşen ışığın etkisini kavramaları; iklimlerin oluşumu ve hava olayları hakkında bilgi edinmeleri; iklim bilimi hakkında bilgi sahibi olmaları; küresel iklim değişiklikleri ve etkileri hakkında bilgi ve beceriler kazanmaları hedeflenmektedir.

F.8.1.1. Mevsimlerin Oluşumu

Önerilen Süre: 8 ders saati

Konu / Kavramlar: Dünya’nın dönme ekseni, dolanma düzlemi, ısı enerjisi, mevsimler

F.8.1.1.1. Mevsimlerin oluşumuna yönelik tahminlerde bulunur.

a. Dünya’nın dönme ekseni olduğuna değinilir.
b. Dünya’nın dönme ekseni ile Güneş etrafındaki dolanma düzlemi arasındaki ilişkiye değinilir.
c. Işığın birim yüzeye düşen enerji miktarının mevsimler üzerindeki etkisine değinilir.

Mevsimlerin Oluşumu

İlköğretim 5. sınıf seviyesi konuları kapsamında da belirttiğimiz gibi, Dünya’nın kendi ekseni etrafında dönmesi sonucu gece ve gündüz oluşur. Dünya’nın yarısı güneş ışınları tarafından aydınlatıldığından bu bölümde gündüz güneş ışığı almayan diğer bölümünde ise gece yaşanır.

Dünya kendi ekseni etrafında hareket ederken aynı zamanda Güneş’inde etrafında dönmekte olup Dünya’nın dönme ekseni ile Güneş’in etrafında izlediği yörünge düzlemi arasında 23 derece 27 dakikalık bir açı oluşmaktadır. Bu eksen eğikliği Dünya üzerinde mevsimlerin oluşumunda etkili olmaktadır. Dünya üzerinde bir yarım kürede yaz yaşanırken diğer yarım kürede kış yaşanır. Benzer şekilde kuzey yarım kürede sonbahar yaşanırken güney yarım kürede ilk bahar mevsimi yaşanmaktadır.

dunyanin-hareketi_5.sınıf

Dünya, bilindiği gibi ekvatordan şişkin kutuplardan basık bir şekle sahiptir. Bu açıdan güneş ışınları ekvatora kutuplardan daha dik gelmekte olup ekvatordaki sıcaklık kutuplardan daha fazla olmaktadır.

Dünya, Güneş çevresindeki dönüşünü 265 gün 6 saatte tamamlar. Bu süre bir yıl olarak tanımlanır. Dünya’nın yıllık hareketi esnasında izlediği yörüngeden geçtiği düşünülen düzleme yörünge düzlemi ya da eliptik denir. Dünya’nın Güneş etrafındaki hareketi esnasında yörünge düzlemi ile ekvator çakışmaz;aralarında 23 derece 27 dakikalık açı oluşur. Dünya’nın ekseni yörünge düzlemi arasında 66 derece 33 dakikalık açı oluşur. Ayrıca ekvatorun her iki tarafında 23 derece 27 dakikalık enlemlerde dönenceler oluşur. Kuzey yarım kürede yer alan dönenceye yenge dönencesi, güney yarım kürede yer alan dönenceye oğlak dönencesi adı verilir.

dünya ekseni1

Dünya’nın Güneş etrafındaki sırasında Güneş’e olan uzaklığı her zaman aynı değildir. Yörüngedeki hareketinde Güneş’e bazen yaklaşır, bazende uzaklaşır. Dünya’nın Güneş etrafındaki hareketi sırasında ona en yakın olduğu konum günberi, Güneş’ten en uzak olduğu duruma ise günöte adı verilmektedir. Dünya’nın Güneş’e en yakın olduğu tarih 3 Ocak (günberi) iken, en uzak olduğu tarih 4 Temmuz (günöte)dur.

Boylam: Herhangi bir meridyenin başlangıç meridyenine olan uzaklığıdır. Başlangıç meridyeni boylamı 0 derece olarak tanımlanan meridyendir. Bu meridyenin Londra’nın Greenwich kasabasından geçtiği varsayılmaktadır.

Paralel: Doğu batı yönünde olacak şekilde birbirine eşit aralıklarla çizilen dairelerdir.

enlem boylam

 

Dünya’nın Güneş etrafında dönmesinin sonuçları

  1. Sıcaklık yıl içerisinde değişir.
  2. Gölge uzunlukları yıl içerisinde değişir.
  3. Güneş ışınlarının geliş açısı yıl içerisinde değişir. Buna bağlı olarak sıcaklık farkları ve mevsimler oluşur.
  4. Gece Gündüz süreleri yıl içerisinde değişir
  5. Mevsimlere bağlı kara denizler arası sıcaklık ve basınç kaynaklanan muson rüzgarları oluşur. Muson rüzgarları mevsimlik rüzgarlar olup kara ve denizlerin mevsimlere bağlı farklı ısınıp soğumaları sonucu oluşur.
  6. Mevsimlere göre aydınlanma dairesinin yeri değişir. Aydınlanma dairesi: gece ve gündüzü birbirinden ayıran sınıra verilen isimdir.
  7. Matematiksel iklim kuşakları oluşur.

iklim kuşağı

Dünya’mız Güneş etrafında döndüğü halde, biz Güneş’in Dünya etrafında döndüğünü sanırız. Güneş’in görünen günlük hareketi yanılmamıza yol açar.

F.8.1.2. İklim ve Hava Hareketleri

Önerilen Süre: 6 ders saati

Konu / Kavramlar: İklim, iklim bilimi, iklim bilimci, küresel iklim değişiklikleri

F.8.1.2.1. İklim ve hava olayları arasındaki farkı açıklar.

F.8.1.2.2. İklim biliminin (klimatoloji) bir bilim dalı olduğunu ve bu alanda çalışan uzmanlara iklim bilimci (klimatolog) adı verildiğini söyler.

İklim ve Hava Hareketleri

İklim: Oldukça geniş bir bölgede meydana gelen atmosfer olaylarının uzun yıllar gösterdiği ortalama duruma iklim denir. Her gün meteoroloji istasyonlarında belirli saatlerde havanın o anki sıcaklık, nem, yağış…vb ölçümleri yapılır. İşte en az 50 yıl gibi bir sürede ölçülen hava durumu ortalamaları bize o alanın iklimi hakkında bilgi verir.

İklim bilimi ya da klimatoloji, atmosfer içerisinde meydana gelen hava olayları ile yeryüzünde görülen iklim tiplerini inceleyen bilim dalı. Klimatoloji ile ilgilenen bilim adamına klimatolog denir.

İklim biliminin konusu olan iklim, geniş bir sahada uzun yıllar boyunca görülen atmosfer olaylarının ortalama hâlidir. İklim coğrafi yeryüzünün şekillenmesi ve tüm yaşamı çok yakından kontrol etmektedir. İklim bilimi, hava olaylarını yakından tanımak için fiziğin bir alt dalı olan meteorolojinin verilerinden geniş ölçüde yararlanır. Meteorolojinin yaptığı gözlemleri alır ve insan, canlı yaşamı açısından inceleyerek açıklamaya çalışır.

Yeryüzünde görülen başlıca iklim tiplerini, oluşum nedenlerini, özelliklerini ve insan yaşamı üzerine etkilerini, iklim elemanlarını (sıcaklık, basınç ve rüzgârlar, nemlilik ve yağış) konularını inceleyen fiziki coğrafya alt dalıdır.

Hava durumu:  Belirli bir yerde belirli ve kısa bir süre içinde etkin olan atmosfer koşullarına hava veya hava durumu denir. Bunlar o günkü hava koşullarını ifade eder. Bu gün hava fırtınalı, bu gün hava kapalı, bu gün hava kar yağışlı gibi ifadeler hava durumunu anlatır.

Daha önceki sınıf düzeylerinde işlediğimiz ünitelerde Dünya’yı şekillendiren 2 kuvvet olduğu üzerinde durmuştuk. Bunlar iç kuvvetler ve dış kuvvetler idi. Hava olayları da dış kuvvetler arasında yer almaktadır. Yeryüzü şekillerinin oluşmasında rüzgarların yanı sıra yağmurların ve hava sıcaklığının da etkileri mevcuttur.

Rüzgarlar ve yağmurlar aşındır ve sürükleme etkisi ile çarptıkları yüzeylerdeki parçaları kopararak zamanla bu parçaları biriktirir ve yığınlar kumulları oluşturur. Benzer şekilde kayaçların ani ısınması ve soğuması sonucu tekrar eden olaylar kayaçların ufalanmasına eden olduğu gibi yağmur ve rüzgarlarında etkisi ile yeni yüzey şekilleri oluşur.

Klim ve hava durumu olayları birbiri yerine kullanılmasına rağmen ikisi de birbirinden farklı kavramlardır. Hava durumu birkaç gün veya birkaç haftalık küçük bir bölgedeki atmosfer koşulları hakkında bilgi sahibi olmamızı sağlar. İklim ise yer yüzünün herhangi bir alanının uzun yıllar gözlemlenmesi sonucu ortaya çıkarılan hava olaylarının ortalama değeridir.

iklim

Küresel İklim Değişikliği: Gezegenimizin atmosferi tıpkı bir sera gibi çalışır. Yeryüzüne ulaşan güneş ışınlarının neredeyse yarıya yakını yeryüzünden yansır. Atmosferimiz, sera gazı olarak da nitelendirilen karbondioksit, metan, su buharı, ozon, azot oksit vb. gazlar sayesinde yeryüzünden yansıyan güneş ışınlarının bir kısmını tekrar yeryüzüne gönderir. Bir battaniye işlevi gören sera gazları sayesinde yeryüzündeki ortalama sıcaklık, insanlar, hayvanlar ve bitkilerin hayatını sürdürmesine imkân verecek bir ısı düzeyini, 15°C’yi yakalar. Sera gazları olmasaydı, yeryüzünün ortalama sıcaklığı -18°C civarında olurdu. Sera gazlarının bu doğal etkisi “sera gazı etkisi” olarak adlandırılır.

Atmosferdeki sera gazlarının oranı, 1750’li yıllarda başlayan sanayi devrimi sonrasında artmaya başlamış, karbondioksit oranı %40’lık bir artış göstererek 280 ppm’den 394 ppm’e ulaşmıştır. Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’ne (IPCC) göre karbondioksit oranındaki artış öncelikle fosil yakıt kullanımından kaynaklanıyor. Kayda değer ikinci etken, başta ormansızlaşma olmak üzere arazi kullanımındaki değişimdir.

Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli, insan faaliyetlerinin atmosferde yarattığı etkinin sonucunda küresel ortalama sıcaklıklarda artış yaşandığını ortaya koymuştur.

Küresel İklim Değişikliğine Yol Açan Etkenler

Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli, küresel iklim değişikliğinin ana nedeninin sera gazı emisyonlarında insan faaliyetleri sonucunda gözlenen artış olduğunu ortaya koydu.

Başta kömür olmak üzere fosil yakıtların yakılması, atmosferdeki karbondioksit oranının artmasındaki ana sorumludur. IPCC’ye göre 2004 yılındaki insan kaynaklı sera gazı emisyonlarının %56’sı fosil yakıt kullanımında ortaya çıkan karbondioksite aittir. Ormansızlaşma da %17’lik bir paya sahiptir .

Fosil yakıtlar arasında ana sorumlu olarak “kömür” karşımıza çıkar. Küresel ölçekte birincil enerji talebinin %27’si kömürden sağlanırken, enerji kaynaklı sera gazı emisyonlarının %43’ü kömür kaynaklıdır. Kömürü %36 ile petrol, %20 ile doğalgaz takip eder . Kömür, üretilen bir birim enerji başına doğalgazın 1,7 katı CO2’yi atmosfere salar.

İklim Değişikliğinin Etkileri

İklim değişikliğinin etkisi sıcaklıklardaki artıştan ibaret değil. Kuraklık, seller, şiddetli kasırgalar gibi aşırı hava olaylarının sıklığı ve etkisinde artış, okyanus ve deniz suyu seviyelerinde yükselme, okyanusların asit oranlarında artış, buzulların erimesi gibi etkenler sonucunda bitkiler, hayvanlar ve ekosistemlerin yanı sıra insan toplulukları da ciddi risk altındadır.

Bilim dünyası, iklim değişikliğinin yıkıcı etkilerini en aza indirmek için ortalama sıcaklıklardaki artışın azami 2°C ile sınırlanması gerektiğini belirtiyor. Bu hedefin tutturulması için atmosferdeki CO2 oranının 450 ppm seviyesini aşmaması gerekiyor.

Mevcut politikalar ve uygulamalar ile bu orandaki artışın devam edeceği öngörülüyor. Dünya Bankası karbondioksit emisyonlarının şu andaki artış hızıyla 2060 yılında ortalama sıcaklıklardaki artışın 4°C’yi bulacağı uyarısını yaparken, bu artışın etkilerinin özellikle yoksul kesimlerce hissedileceğini belirtiyor.

 

Etkinlikler:

  1. Havada_ne_var_8._sınıf
  2. Mevsimler_nasıl_oluşur_8._sınıf
  3. Rüzgar_erozyonuyla_savaş_8._sınıf
  4. hotair_data_table
  5. hotair_S
  6. hotair_TG
  7. Diffraction_SG
  8. Diffraction_TG

 

 

Astronom Tamer AKIN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir